DOWNLOAD YETKİN FORUM

EN YENİ PAYLAŞIM PLATFORMU- BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞERLİDİR
 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Şifali Bitkiler Hakkında

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
YazarMesaj
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:08 pm

Keçiboynuzu:(Karobbaum / Jahonnisbrotbaum / Caroubier / Carob / Carob tree / Harnup / Ceratonia siliqua / Caroube) Temmuz-agustos aylarinda, yesilimsi renkli, çok küçük çiçekler açan, 3-10 m boyunda agaç veya agaççiklar.Yapraklari 5-11 yaprakçikli, derimsi, üst taraflari parlak, alt yüzleri donuk yesil renklidir. Çiçekleri poligamdir, yâni ayni agaçta erdisi, disi ve erkek çiçekler bulunmaktadir. Yasli gövde ve dallardan çikan çok sayidaki yesil çiçekleri salkim veya kedicik durumundadir. Çanak yapraklari küçük, taç yapraklari yoktur. Meyveleri 10-20 cm uzunlukta fasulye meyvesine benzer. Meyvelerinde sert, esmer renkli ve oval sekilli tohum tasir. Meyveler bir sene sonra olgunlasir.

Türkiye’de yetistigi yerler:Akdeniz bölgesi.

Kullanildigi yerler:Meyvelerinde yag, sekerler, selüloz ve azotlu bilesikler vardir.Olgun meyveleri gida olarak kullanilir. Kuru meyvelerin temizlenmis unu bilhassa süt çocuklarinin mide ve barsak bozukluklarinda kullanilir. Ayrica gögsü yumusatir ve balgam söker. Sigara tiryakileri için faydalidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:10 pm

Keçi sedefotu:(Keçisedefi / Galega officinalis / Goat's rue / Galega) Baklagiller familyasindan, Haziran - Agustos aylari arasinda, açik mor renkli çiçekler açan, 50 - 100 cm boyunda çok yilik otsu bir bitkidir. Yapraklari koyu yesildir. Çiçekleri, gövde ve salkimlar ucunda salkimlar seklindedir. Meyvesi esmer, kirmizimtirak renkli, tüysüz ve çok tohumludur. Toprak üstündeki kisimlarinin terkibinde, "Tanen" ve "Galegin" adli alkaloid ve aci maddeler vardir. Bitkinin tamami toplanip kurutulur.

Kullanildigi yerler: Anne sütünü artirir. Az miktarda verildigi takdirde, kandaki seker miktarini düsürür. Fazla kullanilmamalidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:11 pm

Kediotu: (Baldrian / Valériane / Valerian / Valeriana officinalis / Herbe aux chats) Mayis ve agustos aylari arasinda beyaz ve pembe renkli çiçekler açan 60-150 cm boylarinda, nemli yerlerde yetisen çok yillik otsu bir bitkidir. Gövdeleri silindir seklinde olup, içi bos ve üzerleri çizgilidir. Yapraklar karsilikli ve kisa saplidir. Çiçekler dallarin uçlarinda semsiyemsi durumlar meydana getirirler. Çanak yapraklari tüysü, taç yapraklari ise tübsüdür.

Türkiye’de yetistigi yerler: Marmara, Orta ve Kuzey Dogu Anadolu bölgesi. (Memleketimizde 10 kadar türü bulunmaktadir.)

Kullanildigi yerler: Bitkinin kullanilan kisimlari kökleridir. Kediotu kökü olarak taninir. Özel bir kokusu ve bilesiminde valerian asidi esterleri vardir. Eskiden çayi yara tedâvisinde kullanilirdi. Sinirleri teskin edici, yatistirici etkisinden dolayi önemlidir. Histeri ve nevrasteniye iyi gelir. Kediotu kökünden kediotu esansi elde edilir. Galenik preparatlarin terkibine girer. Fazla miktarda alinmasi basagrisi, halsizlik ve hazimsizliga sebep olur.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:13 pm

Kekik: (Thymus vulgaris / Thymus / Thym) Bakiniz "Baharat Dünyasi", Kekik

Kullanildigi yerler: Bedeni kuvvetlendirir. Hazmi kolaylastirir. Istahsizligi giderir. Kalp çarpintilarini keser. Yemeklerin bozulmasini önler. Barsak iltihaplarini iyilestirir. Salgi bezlerini düzenler. Aybasi kanamalarinin düzenli olmasini saglar. Böbrek ve mesanedeki mikroplari öldürür. Afrodizyak etkisi vardir. (Cinselligi kamçilar.) Tansiyonu geçici olarak yükseltir. Hastaliklara karsi direnç verir. Öksürük, bronsit ve astimda faydalidir. Kekik suyu ile banyo, romatizma agrilarini dindirir. Kandaki seker miktarini azaltir. Hamileler ve guatiri olanlar kullanmamalidir.


aman haaaa keklik diil kekik Razz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:13 pm

Kenevir:(Henf / Chanvre / Hemp plant / Kendir / Kentir / Kannabis / Cannabis sativa / Hemp / Chanvre) Mutedil iklimlerde yetistirilen, temmuz-agustos aylarinda soluk yesilimsi renkli çiçekler açan, kültürü yapilan ve yabânî olarak da yol kenarlarinda, ekilmemis alanlarda rastlanan, 50 cm-3 m boylarinda, bir senelik, iki evcikli ve otsu bir bitki. Esrar otu olarak da bilinir. Gövdeleri dik ve içi bos olup üzerleri dikenimsi tüylerden dolayi pürtüklüdür. Yapraklari uzun sapli, karsilikli ve el seklindedir. Erkek ve disi çiçekler ayri ayri bitkilerdedir. Erkek çiçekler yapraklarin koltugunda salkim durumunda toplanmislardir. Disi çiçekler küçük yapraklarin koltuklarinda olup hemen hemen sapsizdirlar. Meyve 3-5 mm boyunda, mercimek seklinde, grimsi veya yesilimsi esmer renklidir. Kenevirin anavatani Orta Asya’dir. Mutedil iklimlerde de yetistirilir. Yeryüzünde ip yapmakta kullanilan ilk bitkidir. M.Ö. 3000 yillarinda Çinliler kumas yapmakta kullanmislardir. Bitkinin çiçeklenme süresi, dallanma sekli, tüyleri ve yaprak büyüklüklerinin çesitliligi dolayisiyla farkli tipte kendire rastlanmaktadir. Liflerinden faydalanilacak kenevirler dogrudan dogruya tohumu topraga serpmek suretiyle ekilir. Tohum keneviri ise açilan özel çukurlara atilir, üstleri toprak ile doldurulur.

Türkiyede yetistigi yerler: Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, Izmir, Kütahya.

Kullanildigi yerler: Bitkinin disi çiçekli dal uçlari, meyveleri yagi ve lifleri kullanilmaktadir. Kendir lifleri, çok saglam ve dayanikli oldugu için bilhassa çuval, halat yapiminda kullanildigi gibi, hali ipi yelken bezi vs. yapiminda da kullanilir. Bitkinin bilhassa çiçekli dal uçlari organik eriticilerde eriyen bir reçine ile bir uçucu yag ihtiva eder. Reçinede cannabinol, cannabidiol ve tetrahidrocannabinol bulunmaktadir. Iyi kalite reçine elde edilmesi iklim ve topraga baglidir. Bu reçine fizyolojik bir tesire sahiptir. Merkezî sinir sistemine etki eder, yatistirici ve uyusturucudur. Hazim sistemine pek tesiri yoktur. Fakat çok çabuk aliskanlik yaptigindan çogu memleketlerde oldugu gibi memleketimizde de kullanilisi yasaktir. Kenevir bitkisinin disi çiçek durumlarindan elde edilen bu esmer renkli kütle esrar olarak bilinmektedir. Keyif verici olarak Asya ve Afrika’da çok kullanilmaktadir. Esrar, tütün, tömbeki, sigara, ve nargile hâlinde içilebilmektedir. Bazen bal, reçel veya lokum içine konularak yutulur. Eskiden nargile, tömbeki ile veya serbet ile içilirdi.

Herhangi bir nümunenin kenevir reçinesi (esrar) ihtivâ edip etmedigi adlî ve pratik bakimdan önemlidir. Bu kontrol beyaz fareler üzerinde biyolojik olarak yapilabildigi gibi, bazi kimyevî renk reaksiyonlari (Beam reaksiyonu) ile de yapilabilmektedir.

Memleketimizde esrar veren bitkilerin yetistirilmesi ve esrar imâli 1932’de 2313 sayili kânunla yasak edilmistir.

Kenevir tohumlarindan yag çikartilir ve yesilimsi renkli bu yag bilhassa sabun îmâlinde kullanilmaktadir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:14 pm

Keraviye: (Keraviya / Karaman kimyonu / Frenk kimyonu / Carum carvi / Caraway / Carvi) Maydanozgiller familyasindan, 2 yillik otsu bitkidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Mayis - Temmuz aylari arasinda açar. 30-90 cm boyundadir. Kazik köklüdür. Meyvesi esmerdir. Terkibinde, tanen, reçine, sabit ve uçucu yaglar vardir.

Türkiyede yetistigi yerler: Dogu Anadolu bölgemizde yetisir .

Kullanildigi yerler: Anne sütünü artirir. Mide ve barsak gazlariyla, diger mide sikayetlerini giderir. Idrar söktürür. astim hastaliginda faydali oldugu bilinir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:16 pm

Kereviz: (Sellerie / Céleri / Celery / Apium graveolens ) Genis yapraklari ve uzun yaprak saplariyle siskin gövdesi yenen, kislik bir sebzedir. Vatani Güney Avrupa’dir. Kereviz, mutedil-serin, deniz havasi alabilen rutubetli yerlerde, kumlu, humuslu topraklarda iyi yetisir. Sogukta donar. Fazla sicakta kalitesini bozar. Kurakta yumru tesekkülü olmadigi gibi yapraklari gevrek ve lezzetli olmaz. Kisa sürede tohuma kalkar. Yaprak ve kök kerevizi olmak üzere iki çesidi vardir. Yaprak kerevizi, kökü yumru baglamayan, yaprak saplari uzun bir çesittir. Kök kerevizi ise, yaprak saplari kisa, kökü yumruludur. Terbikinde Sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmitik asid, gayakol gibi maddeler vardir.

Kullanildigi yerler: Kerevizin hususî kokusu dolayisiyla yapraklari, tursu ve çorbalara konur. Besin degeri çok yüksek olmamakla beraber besleyicidir. Kereviz pisirilerek yendigi gibi, olgunlastiktan sonra çig olarak da yenilebilir. Ayrica kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardir. Kereviz unutkanligi ve sinir yorgunluguu giderir, idrar söker, böbrek tas ve kumlarinin düsürülmesine yardim eder, kan ve süt yapar, karacigeri temizler. Seker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:17 pm

Kestane: (Kastanienbaum / Chataignier / Chestnutree / Castanea vesca / Chestnut / Chataignier) Daha çok Akdeniz çevresi memleketlerinde yetisen, kupulasi dikenli veya çengelli dikenli, küre seklinde ve nisastaca zengin meyveleri olan agaçlardir. Kestâne agacinin yapraklari biraz sert, kenarlari testere disli ve dislerin ucu dikenlidir. Erkek çiçekler dik uzun durumlar hâlinde, disi çiçekler ise üçlü gruplar seklindedir. Yesil ve dikenli olan meyvenin dis kabugunun içinde kahverengi kabuklu, yenebilen ve aslinda birer tohum olan birkaç tane meyve bulunur. Bu meyvelere kestâne denir. Kestâne, tâzeyken buruk ve acimsi tattadir. Dis kabuklari sararip çatladiktan sonra toplanir. Dikenli olarak dis kabugu (kupulasi) sopalarla dökülerek temizlenir. Kestâne bir süre toprakta veya topraga gömülü birakilirsa daha tatlilasir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Marmara, Karadeniz bölgesi.

Kullanildigi yerler: Kestâne; nisasta, sakkaroz, protein ve tanen ihtivâ eder. Daha çok, pisirilerek (haslanmak veya kebabi yapilmak sûretiyle) yenir. Kabuklarinin suda kaynatilmasi ile elde edilen çay, ates düsürür ve sinirleri yatistirir. Meyvesi kaslari kuvvetlendirir. Kan dolasimini düzenler. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciger yorgunlugu ve sisligini geçirir. Kansizligi giderir. Damar setligi ve yüksek tansiyondan sikayet edenlerle, seker hastalari yememelidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:18 pm

Kiliçotu:(Tüpfelhartheu / Centaurée / Yellow centaury / Sarikantaron / Koyunkiran / Kuzukiran / Yaraotu / Hypericum perforatum / Klamath weed / Millepertuis commun) Mayis-eylül aylari arasinda parlak sari renkli çiçekler açan, 20-80 cm boyunda, çok yillik, otsu bir bitki. Kurak yerlerde, yol kenarlarinda rastlanir. Sari kantaron veya koyunkiran olarak da bilinir. Gövdeleri dik, dallar karsilikli, yapraklar sapsizdir. Yapraklar üzerinde noktaciklar hâlinde uçucu yag tasiyan salgi bezleri bulunur. Çiçekler, dallarin ucundadir. Çanak ve taç yapraklar üzerinde de siyah salgi bezleri bulunur.

Türkiye’de yetistigi yerler: Anadolu.

Kullanildigi yerler: Çiçekli dallar toplanir, demet yapilir, gölgede kurutulur. Uçucu yag, tanen, aci maddeler, zamk, reçine ve boya maddeleri tasir. Boya maddelerinden sari renkli hiperin, kirmizi renkli liperisin vardir. Çayi (% 1-2’lik) yatistirici, gögüs yumusatici, istah açici, idrar ve balgam söktürücü olarak kullanilir. Zeytinyaginda bir süre birakilirsa, bu karisim halk arasinda yaralari tedâvide kullanilir. Bitki, hayvanlar için zehirlidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:20 pm

Kinaagaci:(Lawsonia inermis / Lythraceae / Hinna / Henna) Kina agacigiller familyasindan, ayrik dalli, beyazimsi kabuklu, karsit yaprakli bir agaçtir. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Vatani Güney Asya ve Avustralya'dir. Kina boyasi, bitkinin yapraklarindan ve dal kabuklarindan elde edilir. Kina Hindistan'da ipek ve deri boyasi olarak kullanilir. Sark memleketlerinin çogunda parmak ve saç boyasi olarak kullanilmaktadir. Deri hastaliklarinda derinin mukavemetini arttirici gücü yaninda, mantarlarin üremesini durdurucu etkisi (kina ve lavson maddesi) de vardir. Ticarette esmer ve yesil kina çesitleri mevcuttur. Tabii olani esmer renklidir.

Kullanildigi yerler: Ayak terlemesine engel olur. Dolamada kullanilir. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatirin üserine baglanirsa fayda görülür. Agiz yaralari ve deri çatlaklarini tedavi eder, saçlari besler ve kuvvetlendirir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:21 pm

Kirkdamarotu: (Cryptogamae / Cryptogamia / Plantes cryptogames) Damarliçiçeksiz bitkilerdendir. 100 kadar çesidi vardir. Kibirotlari, Atkuyruklari ve Egreltiotlari da bu familyadandir. Yol kenarlarinda ve kumlu topraklarda yetisir.

Kullanildigi yerler: Burunkanamasini keser. Kesiklerde ve çibanda faydalidir. Balla karistirilip yehecek olursa, nefes darligini giderir. Yaralari iyilestirir. Kandaki seker miktarini düsürür.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:22 pm

Kirlangiçotu: (Hilaliye / Chelidonium majus / Celandine / Cheyidoine) Gelincikgiller familyasindan, Nisan - Mayis aylari arasinda sari renkli çiçekler açan, 30 - 70 cm yüksekliginde çok yillik, otsu bir bitkidir. Kuze Anadolu Bölgesi'nde yetisir. Çiçekleri dallarinin ucundadir. Bitkinin tamami ve özellikle yapraklarinda sari renkli boya madesi ve alkaloidler vardir. Sapi kirildigi zaman sari renkli bir sivi akar. Zehirlidir.

Kullanildigi yerler: Sigil ve nasirlarin üzerine sürülerek tedavi edilir. Saglikli cilde, agiz ve göz bölgesine degdirmemelidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:24 pm

Kizilcik:(Kornelkirschbaum / Cornoeuiller / Cornelian cherry / Cornus / Cornel ) Mart-nisan aylari arasinda çiçek açan, 2-7 m boyunda, karsilikli yaprakli ve yaprak döken küçük bir agaçtir. Genç dallar az çok tüylüdür. Gövdeleri sarimtrak kabuklu ve levhalar hâlindedir. Genç dallar kirmizimsi kahverengidir. Çiçekler küçük, sari ve basit semsiye durumundadir. Çiçek halkalari dörder parçalidir. Meyveleri eliptik, oval, kirmizi renkli, eksi ve buruk lezzetlidir. Agustos-eylül aylarinda olgunlasir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Marmara, Karadeniz, Akdeniz, Anadolu.

Kullanildigi yerler: Gövde kabuklari ve meyveleri kullanilir. Meyvelerde sekerler, müsilaj ve organik asitler; kabuklarda ise reçineli maddeler, tanen ve müsilaj vardir. Kizilcik meyvelerinden ezme, marmelat, meyve suyu yapilir. Kabiz edici özelligi vardir. Gidâ olarak istifâde edildigi gibi kabuklari ates düsürücü olarak kullanilir. Kizilcik çekirdeklerinden, çabuk kuruyan mürekkep yapilir. Kizilcik agaci sert ve saglamdir. Agaç kismi, yaprak ve kabuklari deri sepilemekte kullanilir. Deriyi sariya boyar. Odunundan barut îmâlinde kullanilan kömür elde edilir.

Anadolu’da bulunan ve ayni sekilde kullanilan diger türleri sunlardir:

Beyaz çiçekli kizilcik (C. australis): Çiçekleri beyaz olup yapraklardan sonra meydana gelir.

Kirmizi yaprakli kizilcik (C. sanguinea): Yapraklari kirmizimtrak renktedir. Seyrek bulunur.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:26 pm

Kiraz: (Vogelkirsche / Süsskirsche / Cerise / Cerisier / Cherry ) Nisan-mayis aylarinda, demet hâlinde pembemsi beyaz renkli çiçekler açan, kirmizi, etli ve sulu meyveleri olan agaçin meyveleridir. Çiçekler etlenerek findik büyüklügünde kiraz adi verilen meyveleri verirler. Meyveler, dallarda iki veya üçü bir arada demetler halinde bulunur ve iyice kizarip olgunlasinca toplanir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Marmara ve Ege bölgesinde.

Kullanildigi yerler: Meyvesi tâze olarak yenir. Hosafi, reçel ve konservesi yapilir. Kiraz agaci kabugu kabiz ve ates düsürücü, çiçekleri gögüs yumusatici, yapraklari ise müshil olarak halk arasinda bâzi bölgelerde kullanilmaktadir. Bunun yanisira, sivilceleri önler, sinirleri kuvvetlendirir ve kanin temizlenmesine yardim eder.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:27 pm

Kudrethelvasi: (Manne en larmes / Manna) Bir çesit disbudak olan Fraxinus ornus agacinin torba seklinde ve içi sivi dolu yerine, (sak) yapilan kesiklerden çikan bir sividir. Terkibinde mannit sekeri vardir. Yuvarlak, yassi, billuri parçalardir. Rengi soluk, sarimsi içi beyazdir. Kokusu bala benzer. Lezzeti sekerlidir. Suda kolay erir.

Kullanildigi yerler: Kullanimi kolay bir mushildir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:28 pm

Kudretnari:(Balsamapfel / Vunderapfel / Pomme / Balsam apple / Momordica chantia) Temmuz-agustos aylarinda çiçek açan 1-2 m boyunda çiçekleri tek cinsli, tirmanici bitkilerdir. Yapraklar el seklinde, uzun sapli, loplu olup, loplar uzunca oval sekilde, kenarlari disli, sivri uçludur. Çiçekler sarimsi veya kirmizimtrak renklidir. Meyveleri 10-20 cm boylarinda, genis bir mekik seklinde olup, üzerleri girintili çikintili ve pürüzlüdür. Önceleri yesil olan meyveler olgunlukta sarimsi renk alirlar. Tohumlari 1 cm kadar boyunda, yassi ve gelisigüzel sekillidir. Daha çok tropikal Asya ve Afrika’da yayilmistir.

Kullanildigi yerler: Yapraklarinda uçucu yag ve aci maddeler bulunmaktadir. Mide ülserine karsi çok iyi ilâç olup söyle hazirlanir: Iki kudret nari dogranip, sisedeki bir kilo zeytin yagina konur. Sise güneste birakilir. Birkaç hafta sonra, sabahlari aç karnina, bir çorba kasigi içilip bir saat hareketsiz sirt üstü yatilir. Hazirlanan bu yag, bâsur için de içilir, derideki yaralara da sürülür. Mide ve derideki yaralarin bir an önce iyilesmesi için tesirli bir bitkidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:28 pm

Kusburnu: (Fructus rosa canina) Memleketimizde oldukça yaygin bir gül çesididir. 2-3 m yüksekliginde, pembe veya beyaz çiçekli bir agaççiktir. Meyveleri parlak kirmizi renktedir. Bu gülün olgun meyvelerini saran, baslangiçta agizi dar bir bardak seklinde olan çiçek ekseni, çiçek tablasi olgunlasinca etlenip, kirmizi bir renk alir. Bu meyvelere “kusburnu” adi verilir. Bilesiminde tanen, pektin, vitamin C, sekerler ve organik asitler vardir.

Kullanildigi yerler: Idrar söktürür, ishali keser. Böbrek taslarinin düsürülmesine yardimci olur. C vitamini bakimindan zengin oldugu için, çayi ve marmelati tercih edilir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:28 pm

Kuskonmaz: (Spargel / Asperge / Asparagus / Asparagus officinalis / Asparagus acutifolius) Haziran-temmuz aylari arasinda yesilimsi sari renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda, çok yillik otsu bir bitkidir. Sulak, kumlu ve killi, kuvvetli topraklarda, ormanlik yerlerde yetisir. Kültürü de yapilmaktadir. Gövdeleri dik, yesil düzgün yüzlü ve yaygin dallidir. Dallar dalciklara ayrilmis olup, ince, yesil renkli, 3-6 tanesi bir aradadir. Yapraklar küçük ve zarimsidir. Çiçekler teker teker veya çift olarak yapraklarin koltugunda bulunur. Erkek çiçekler 6 parçali ve parçalar çan seklinde birlesmislerdir. Meyveleri kirmizi veya siyah renklidir. Kuskonmazlar, evlerin balkon ve salonlarinda süs bitkisi olarak saksilarda yetistirilir. Karanfil ve benzeri süs çiçeklerinin etrafina konarak bunlara zenginlik verir. Kuskonmazin memleketimizde 10 türü vardir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Marmara bölgesi, Ege, Akdeniz ve Orta Anadolu.

Kullanildigi yerler: Kuskonmaz (Asparagus) azotça zengin, istah açici, genç sürgünleri lezzetli bir sebzedir. Tibbî olarak bilhassa Asparagus officinalis türü kullanilir. Tibbî olan bu türün kök ve rizomlarindan faydalanilir. Idrar söktürücüdür. Yüksek dozlarda böbrek epitelini tahris eder. Bu sebepten ancak böbrek ve idrar yollarindan rahatsizligi olmayana verilebilir. Bilhassa kalp kifâyetsizliklerinden ileri gelen ödemlerin bosaltilmasinda kullanilir. Kuskonmazlarda A, B, C vitamini bol miktarda bulunmaktadir. ayrica, kandaki seker miktarini düsürür, sivilce ve egzamanin iyilesmesine yardimci olur ve zihin yorgunlugunu giderir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:29 pm

Labada: (Gartenampfer / Patience / Patience dock / Rumex patientia ) Haziran-eylül aylari arasinda, yesilimtrak renkli küçük çiçekler açan, 50 cm-1,5 m boylarinda çok yillik otsu bir bitki. Daha çok çayirlik yerlerde, harâbelerde, yol kenarlarinda, meskûn daglik bölgelerde yayilis gösterirler. Gövdeleri dik, silindirik kirmizimsi, kökler kalin ve sarimsi renklidir. Yapraklari büyük, sapli ve sapin tabani oluk gibi çukurlasmistir. Çiçekler, gövdenin ucunda toplanmislardir. Çiçek organlari 6 parçalidir. Meyveleri kanatlidir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Bütün Anadolu.

Kullanildigi yerler: Bitkinin kökleri ve saplari kullanilir. Kökler temizlenip, kalin dilimlere bölünür ve kurutularak saklanir. Labada köklerinde nisasta, seker, yag ve reçine vardir. Ayrica C vitamini ihtiva eder. Hâricen, bazi deri hastaliklarina karsi, haslama olarak kullanilir. Çayi da istah açici, kuvvet verici ve müshil olarak kullanilabilir. Körpe yapraklari da yiyecek olarak kullanilir.

Bu bitkinin Anadolu’da bulunan diger türleri pazi, kuzukulagi gibi çesitli isimler altinda bilinir ve istifade edilir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:29 pm

Lahana: (Kopfkohl / Chou / Cabbage / Brassica oleracea / Chou commun) Sari veya beyaz çiçekli, yillik, iki yillik ve çok yillik, çogu Akdeniz çevresi memleketlerinde yetisen ve yetistirilen bir kis sebzesi. Mutedil-serin, sisli, yagisli, rutubetli iklimleri sever. Fazla sicak ve kuraklik, lahananin göbek baglamasini güçlestirir, yapraklari sertlestirir. Killi, derin, serin ve kuvvetli toprak ister. Azotlu gübrelere ihtiyâci fazladir. Kolay göbek baglamasi kisa daha iyi dayanabilmesi, kendine has tadi olmasi için, fazla miktarda potas’a ihtiyaç duyar. Lahana, çogu Avrupa ülkelerinde yaygin olarak yetistirilir. Eskiden beri, kisin sebze olarak yenilir. Kis soguklarina oldukça iyi dayanabilen bir bitkidir.

Lahana cinslerini söyle siralayabiliriz:

1. Kelle (bas) lahana: 2-6 kg agirligi olan, en çok yetistirilen bir çesittir.

2. Kantar lahana: Orta, Güney ve Güneydogu Anadolu’nun bâzi yerlerinde ekilir. Tânesi 15-30 kg gelebilir.

3. Brüksel lahanasi: Uzun gövdesine siralanmis olan yapraklarinin diplerinde bir findik veya ceviz büyüklügünde göbek baglamis yumrulardan istifade edilir.

4. Kara lahana: Karadeniz sahilinde pek fazla yetistirilir. Göbek baglamaz, körpe yapraklari çok lezzetli, baharli, istah açici, sifâlidir.

5. Kirmizi lahana: Yapraklari kirmizi renktedir. Fazla iri olmaz. Siki göbek baglar.

6. Karnabahar: Lahananin bir çesidi sayilabilir. Lahananin yapraklarindan, karnabaharlarin çiçeklerinden faydalanilir. Karnabahar daha lezzetli, besince daha kuvvetlidir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Yabânî olarak Akdeniz bölgesidir. Kültürü her yerde genis çapta yapilmaktadir.

Kullanildigi yerler: Lahananin çesitli tipleri pisirilerek yenildigi gibi pisirilmeden salata yerine yahut tursusu yapilarak yenir. Kalori bakimindan pek zengin olmamakla beraber, vitamince zengindir. A,B,C vitaminleri bol bulunur. Lahana tohumlari kurt düsürücü ve idrar söktürücü olarak kullanilir. Tohumlarindan kolzayagi elde edilir. Ayrica, haslanarak yenilirse mide ve barsak yaralarini yumusatir. Vücudu hastaliklara ve özellikle kansere karsi korur. Ses kisikligini giderir. Guatr olanlar yememelidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:32 pm

Lavanta: (Lavendel / Lavande / Lavender / Lavandula ) Haziran-agustos aylari arasinda mâvi veya mor renkli çiçekler açan, 20-60 cm boylarinda, aromatik kokulu, çok yillik, otsu veya çalimsi bitkiler. Daha çok deniz ikliminin bulundugu bati bölgelerimizde yaygin olan lavantanin, Türkiye’de yetisen iki türü vardir. Bunlar, Lavandula stoechas ve L. angustifolia’dir. Ayrica daha ziyâde kültürü yapilan, Ingiliz lavanta çiçegi (L. spica) olarak bilinen türü de bulunur.

Ingiliz lavanta çiçegi (L. spica): Haziran-agustos aylari arasinda mâvi renkli çiçekler açan, 20-50 cm boylarinda çok yillik otsu bir bitki. Gövdeleri dik ve odunludur. Dallar, yalniz alt kisimlarinda yaprak tasir. Yapraklar kisa sapli, dar ve uzunca, tüylü, beyazimsi-grimsi-yesil renklerdedir. Çiçekler dallarin ucunda, uzun saplar üzerinde toplanmisladir. Çiçekler küçük ve çok kisa saplidir. Çanak ve taç yapraklari tüp seklindedir. Meyveleri parlak siyah renklidir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Kuzeybati-bati ve güneybati Anadolu.

Kullanildigi yerler: Çiçekleri kullanilir. Çiçekleri açmadan toplanir ve su buhari ile distile edilerek, hemen uçucu yag elde edilir. Uçucu yaginda organik asitler, pinen, kâfur, camphen vs. gibi maddeler bulunur. Lavanta çiçegi, kuvvet verici, idrar söktürücü ve romatizmaya karsi çay hâlinde kullanilir. Çok iyi bir koku vericidir. Hâricen yatistirici olarak da kullanilir. Parfümeri sanâyiinde kullanilan önemli bir bitkidir. Lavanta çiçeginin bir türü olan Lavandula stoechas, Karabas olarak bilinir.

[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:32 pm

Limon: (Zitronenbaum / Limonier citronnier / Lemon tree / Lemon / Citron) Mart-ekim aylari arasinda beyazimsi-pembe renkli, güzel kokulu çiçekler açan, 3-5 m boylarinda, kisin yapraklarini dökmeyen küçük boylu agaçlar. Vatani Çin olup, Akdeniz bölgesinde genis çapta yetistirilir. Onuncu asirda Araplar tarafindan Avrupa’ya getirilmistir. Yapraklari oval, tüysüz, parlak yesil renklidir. Çiçeklerin taç ve çanak yapraklari beser parçalidir. Meyveleri oval sekilli, açik sari renkli, üzeri parlak ve kabarcikli, özel salgi cepleri olup, asitli bir özsuyu vardir. Tohumlari oval sekilli, sarimsi renkli ve aci lezzetlidir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi ve Dogu Karadeniz.

Kullanildigi yerler: Limonun meyve kabugu, limon esansi ve usaresi kullanilir. Limon kabugunda uçucu yag, hesperidin aci madde ve tanenli maddeler vardir. Kabugun içindeki beyaz kisma albeda adi verilir. Bundan petkin elde edilir. Istah açici ve sindirim kolaylastirici olarak kullanilir. Tâze meyve kabuklarini sikmak sûretiyle limon esansi elde edilir. 1500-3000 limondan 1 kg kadar esans elde edilir. Yesil olanlar sari ve olgun olanlarindan daha fazla esans verir. Bilesiminde uçucu yag vardir. Limonata yapiminda, besin endüstrisinde, pasta ve sekercilikte, parfümeri ve sabun yapiminda koku ve lezzet vermek üzere bazi preparatlarin bilesimine girer. Limonun pulpa kismi (iç kismi) sekerler, vitamin C ve sitrik asitler ihtivâ etmektedir. Limon suyu, atesi ve tansiyonu düsürür. Kani temizler. Susuzlugu giderir. Damar sertligi ve romatizmada faydalidir. Cildi güzellestirir. Disleri beyazlatir ve disetlerini kuvvetlendirir. Bogaz ve bademcik iltihaplarini giderir. Bas ve vücut agrilarini keser.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:33 pm

Mandalina:(Mandarin / Tangerine / Mandarine) Partakaldan daha küçük, toparlak veya yassi, sari-turuncu renkli, usaresi tatli, hos kokulu bir meyvedir. Mandalina kabuklari portakaldan ince olup, daha kolay soyulabilir, fakat az dayanir. Memleketimizde Alanya-Antalya-Mersin-Iskenderun (Dörtyol) ve Rize bölgesinde yetistirilir. Fakat, Bodrum ve Mersin mandalinasi meshurdur.

Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi, Dogu Karadeniz bölgesi.

Kullanildigi yerler: Meyveleri seker, organik asitler ve C vitamini ihtivâ eder. Kani temizler, sinirleri yatistirir, damarsertligi grip ve felçte faydalidir
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:36 pm

Mantarlar: (Pilz / Champignons / Fungi-mushrooms / Fütr / Fungus) Boy, biçim ve bölge bakimindan büyük degisiklikler gösteren, yüzbin kadar çesidi olan bir bitkidir. Karada ve tatli sularda yasarlar.

Genel yapilari: Mantarlar genel olarak klorofilsiz ve renksiz organizmalardir. Yüksek mantarlar bâzi renk maddelerini ihtivâ edebilirler. Sekil bakimindan en ilkelleri çiplak ve amipsidir. Digerlerinde kitinden yapilmis bir çeper vardir ve çesitli sekiller gösterirler. Bir kismi tek hücrelidir. Bir kismi ise tek veya çok hücreden yapilmis basit veya dallanmis ipliksi gövdeye sâhiptir. Mantar ipliklerine hif, bu hiflerin teskil ettigi topluluga da misel veya miselyum denir.

Metabolizma: Mantarlar saprofit (çürükçül) veya parazit olarak yasayan heterotrof (dis beslek) organizmalardir. Yedek besin olarak glikojen ve yag meydana gelir, nisasta yoktur.

Yayilislari: Mantarlar tabiatta çok yaygin bulunurlar. Dünyâ üzerinde 60.000 kadar mantar çesidi vardir. Tatli sularda ve karada, nâdiren denizlerde yasarlar. Bir kismi insan, hayvan ve bitkiler üzerinde parazit olarak yasayip hastalik meydana getirirler. Toprakta bulunan diger bir kisim mantarlar da organik maddelerin parçalanmasinda rol oynayarak bitkilerin beslenmesine yardim ederler. Bunun yaninda birçok besinin bozulmasina da sebep olurlar. Karada yasayan yüksek mantarlarin çogu “mantar” adi altinda bilinir, sapkali olan bir kismi yenir, bir kismi ise zehirli olup, önemli zehirlenmelere yol açar. Bâzi mantarlar da mavi-yesil veya yesil suyosunlari ile birlikte likenleri meydana getirirler.

Üreme: Mantarlar sporlanma ile eseysiz veya eseyli olarak üreyebilirler. Mantar miselleri uygun çevre sartlarinda çesitli sekillerde sporlari meydana getirirler. Olgunlasan sporlar fertten ayrilarak serbest hâle geçer ve çimlenerek kendi türüne has mantari meydana getirir. Mantar sporlari, degisen çevre sartlarina karsi çok dayaniklidirlar. Bu sebeple tabiatta uzun süre canli kalabilirler. Mantarlarin sekil ve büyüklükleri türlere göre degisir. Esemli üremeleri, farkli esemlere âit sporlarin birlesmesi ile olur.

Bazidli mantarlar: Bu sinifta da bitkilerde hastalik meydana getiren mantarlarla, yenebilen ve insanlar için çok zehirli olan mantarlar bulunmaktadir. Mantar miselleri çok hücreli olup, tomurcuklanma sûretiyle spor meydana getirirler. Bugdaygillerde karapas, rastik, sürme gibi hastalik yapan mantarlar bu sinifta olup, bitkileri tahrip ederler. Bu grubun en önemli mantarlari karada ve bilhassa ormanlarda yasayan sapkali mantarlardir. Sampiyon, kuzu kulagi gibi mantarlar, yenebilen kiymetli mantarlardir. Sinek mantari(Amanita muscaria) gibi bir kisim mantarlar ise çok zehirlidir. Meselâ sinek mantari zehirli alkaloitler tasir. Mantar yendikten bir kaç dakika veya bir kaç saat sonra zehirlenme belirtileri görülür. Mantarda bulunan alkaloitler sinir sistemine etki yaptigindan, hastanin kalp hareketleri, nabzi yavaslar, bulanti, kusma, terleme, salya akmasi ve gözyasi, sulu ishal ve delilige yakin bir sarhosluk görülür. Hasta deli gibi her seyi söyler. Mîde, barsak, karaciger ve böbrekler çok zarar görür. Hastada su ve elektrolit dengesi bozulur, idrar çok azalir. Eger mantar çok yenmisse hasta zamanla agirlasir ve ölür. Eger zehirlenme erken anlasilirsa, ilk yardim olarak ilik tuzlu su içirilir, kusturulur ve birkaç defâ tekrarla mîdesi yikanirsa hasta kurtulabilir. Ilk yardimdan sonra hastâneye kaldirilip atropin tedâvîsi yapilir, serum verilir. Hastaya aktif kömür, toz kahve, çay ve bir pürgatif verilir. Ilk günlerde karbonhidratça zengin, proteince fakir yiyecekler verilir. Hastaya hiçbir zaman alkol verilmez. Bâzan 1-2 mantar ergin bir insani bir günde öldürmeye yeterli olabilir. Her yil mantar zehirlenmesinden olan ölümlerin büyük bir kismi bu amanita grubu mantarlardan ileri gelir. Zehir maddeleri, mantari kurutmak, kaynatmak ve kizartmakla kaybolmaz. Zehirli ve yenen mantar arasindaki ayrintiyi kesin olarak kolayca ayirt edebilecek bir metod yoktur. Kirdan toplanan mantarlarin yenebilmesi için mantarin çok iyi taninmasi gerekir. Aksi hâlde yenmemelidir. Kültür mantarlari tercih edilmelidir. Mantar toplamak, yetistirmek özel bilgi ve tecrübeyi gerektirir. Çünkü zehirsizler yanindaki tek zehirli mantarin birlikte pismesi, hepsine bulasmasi demek olacagindan çok dikkatli davranilmalidir. Halk arasindaki yaygin olan, zehirli mantarin herhangi bir gümüs esyâyi kararttigi görüsü tamâmen yanlistir. Zehirli mantarlar genellikle renk ve sekil bakimindan çok ilgi çekici olurlar. Mantarlarin zehirli olup, olmadiklarini bâzi belirtilerinden anlama imkâni varsa da toplarken çok dikkatli davranmak gerekmektedir. Zîrâ bir anlik dalginlik, yiyen kimsenin zehirlenmesi demektir. Mantarlarin garip dünyâlari henüz ilmî açiklik kazanamamistir. Meselâ; bâzi mantarlar, hemen hemen alti metre çapinda el ile dikilmis görünümünü uyandiran bir dâire içinde yetismektedir. Bir çesit mantar da bitkileri bir yüzük gibi sararak buralarin yirtilip, kalbur gibi delinmesine ve sanki içlerinde isik yaniyor seklini vermesine sebep olmaktadir. Coprinus mantarinin olgunlastiktan sonra renginin siyaha döndügü ve sulanarak mürekkep hâlini aldigi söylenmekte, bir çesit yuvarlak iplik gibi uzun Myclia mantarinin da ona hafifçe dokunan bir solucani bir uzanti ile hemen yakalayarak içinde hazmetmesi, enteresan olaylar arasinda yer almaktadir. Bâzi tür mantarlar insanlarda garip tesirler yapar. Meselâ; Meksika’nin islak otlu kesimlerinde yetisen Pslocybe mantari, yenildiginde insanin garip seyler görmesine sebep olur. Bilhassa kizilderililer, dînî âyinlerinde bundan yiyerek güzellik, tazelik ve bilginin sirlarina sâhip olacaklarina inanirlar. Mantarin pekçok çesitleri olmasina ragmen, bunlarin arasindan ancak bir iki tânesi yenmektedir. Dünyânin en çok mantar yiyen ülkesi, Fransa’dir. Kisi basina düsen yillik mantar orani 16 kg’i bulmaktadir. ABD ve Avrupa’da en çok yenen Agaricus bisporus, Güney Asya’da Volvariella volvacea, Japonya’da ve Çin’de Lentinus edodes baslica yenen mantar çesitleridir.

Yurdumuzdaki bâzi mantarlar:

Çayir mantari: Zehirli türü de olan bu mantara dikkat etmek gerekir. Semsiye seklinde, kir ve çayirlarda yetisen bu mantar, açik kahverenklidir.

Seytan mantari: Kesildiginde önce kirmizi, sonra mâvi olan bu mantar oldukça zehirli bir türdür. Sapi karinli ve saridir. Altinda koyu kirmizi karisik çizgiler vardir.

Kuzu mantari: Çogunlukla zehirsizler sinifina giren kuzu mantari, uzun külah biçimli, sari ve koyu renklidir.

Mercan mantari: Üzerlerinde beyaz, sari, pembe tomurcuklari olan bu mantarin parmak biçimli çikintilari vardir ve zehirsizdir.

Kurt mantari: Zehirli mantarlar sinifindan olan bu tür, beyaz sert dügme görünüsünde olup, akarsu ve yol kenarlarinda yetismektedir.

Mantar, pisirildigi gün hemen yenilmelidir. Mantari pisirmek için bilhassa emaye, atese dayanikli cam veya porselen kaplar kullanilmali, mantar kesinlikle alüminyum tencerede pisirilmemelidir. Pisirilecek mantarlari çok iyi temizlemek, basindaki yapiskan deriyi çekip çikardiktan sonra sapini keskin biçakla kazimak gerekir. Bol suda yikanan mantarlar, bir peçete üzerine birbirinden ayri duracak sekilde siralanip, iyice süzülmesi beklenir. Daha sonra ince ince dograyarak pisirmelidir. Mantari pisirirken tadinin kaybolmamasi için yalnizca tuz, karabiber ve kiyilmis tâze maydanoz konulur.

Kullanildigi yerler: Mantar etin yerini tutar. Protegin degeri etten daha fazladir. Yorgunlugu giderir. Düsünme ve ögrenme yetenegini gelistirir. Kansizligi giderir. Bedenin gelismesine yardimci olur. Romatizma ve üremi olanlar yememelidir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gül$üm
S.Moderatör
S.Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 124
Doğum tarihi : 23/04/91
Yaş : 27
Nerden : uşak
İş/Hobiler : pc--şiir--müzik
Lakap : Gül$üm

MesajKonu: Geri: Şifali Bitkiler Hakkında   Çarş. Ara. 24, 2008 11:37 pm

Margarit: (Çayir kasimpati / Öküzgözü / Chrysanthemum leucantheum) Daglarda ve çayirlarda yetisen, güzel çiçekli bir bitkidir. Kasimpati'ya benzer. Dallari ufaktir. Yesil yapraklari dantela gibidir. Çiçeklerinin etrafinda beyaz yapraklar vardir. Ortasi altin sarisi renginderir. Çiçekleri yaz aylarinda toplanip kurutulur.

Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Terletir. Böbrek taslarinin düsürülmesine yardimci olur. Karaciger hastaliklarinda faydalidir. Egzama gibi deri hastaliklarinda sikayetleri giderir.
[i]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şifali Bitkiler Hakkında
Sayfa başına dön 
4 sayfadaki 5 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DOWNLOAD YETKİN FORUM  :: YAŞAM - ASTROLOJİ - MERAK EDİLENLER :: Sağlık-
Buraya geçin: